Oyun oynamak ciddi iştir

11 Eylül 2017 Pazartesi, 23:01
Son günlerde internette dolaşan videoyu izlediyseniz çocukların hatırladıkları en mutlu anların anne-babaları ile oynadıkları ve bize biraz da anlamsız gelen oyunlar olduğunu görmüşsünüzdür. Uzmanlar bunu yıllardır söylüyor: Oyuncağa bile gerek yok, yeter ki birlikte yeterince oynayın.

Konular ve malzemeler değişse de oyun her devirde vardı, olmaya da devam edecek. Ancak yeni anneler bu konuda yaratıcı olmakta bazen zorlanıyor çünkü teknoloji hem yetişkinleri hem de çocukları esir alabiliyor. Oysa oyun olmadan olmuyor. Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Onur Okan Demirci, oyunun çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişimi üzerinde etkili olduğunu belirtiyor ve şunları söylüyor: “Oyun önemli fakat oyunun çocuğa neler kattığı ve neler götürdüğü daha önemli. Oyunlar çocukların eğitimine ve kişilik gelişimlerine müthiş katkılar sağlıyor. Bugünün çocukça oyunu, geleceğin saygın insanını yaratabiliyor. Çocuk; aile içindeki yerini, ailesi tarafından nasıl sevildiğini, arkadaşları tarafından kabul görüp görmediğini, toplumun bir üyesi olmanın nasıl hissettirdiğini, davranışlarını nasıl şekillendirmesi gerektiğini, iletişimi, kelime dağarcığını, hayattaki rolünü, deneyimlerini, alışkanlıklarını bebekliğinden itibaren oynadığı oyunlar sayesinde kazanıyor. Yani bu oyunlar çocuğunuzun nasıl bir yetişkin olacağına dair temelleri atıyor.”

OYUNLA MESAJ VERİYORLAR
Oyuncakların çocuklar üzerinde olumlu veya olumsuz olarak etkiler bıraktığı artık bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçek. Çocuklar, oynadıkları oyuncaklar aracılığı ile ailelerine mesaj veriyorlar. Örneğin aile içinde şiddet ve tartışmanın bol olduğu ortamda büyüyen çocuk, oyuncaklarını kırmaya başlayabiliyor, iki oyuncak bebeği birbiri ile kavga ettirebiliyor veya oyuncaklarını şiddet aracı olarak kullanabiliyor. Bu aslında çocuğun ailesine ‘bakın bunları sizden öğrendim’ veya ‘ben bir şeylere öfkeliyim’ demesinin başka bir yolu oluyor.

Yrd. Doç. Dr. Onur Okan Demirci, “Öncelikle aydınlatılması gerektiğini düşündüğüm bir konu oyuncak seçimi… Kız çocukları bebekle, oğlan çocukları oyuncak araba ile mi oynamalı? Oyuncak seçimi yaparken cinsiyetlerine göre ayırmayın. Canlıların cinsiyetleri vardır, oyuncakların değil. Mesela oğlan çocuğunuz evcilik oynarken yemek yapıyor veya yemek seti oyuncakları ile oynuyor diye kızarsanız veya engellerseniz, yemek yapma işinin sadece kadınlara özgü bir durum olduğu mesajını verirsiniz. Bu da yetişkin yaşamında cinsiyet ayrımcılığına yönelik bir karakter kazanmasına neden olabilir. Belki de onun ileride çok iyi bir aşçı olmasına hatta kendi restoranını açmasına bile engel olabilirsiniz. Aynı şekilde oyuncak araba ile oynayan kız çocuğunuzu engellediğinizde ona araba ile ilgili tüm işlerin erkeklere ait olduğu mesajını verirsiniz. Yetişkin yaşamında ise araba kullanmaktan korkan, yapamayacağını düşünen bir insan yaratabilirsiniz. Belki de başarılı bir makine mühendisi olabilecek birini sadece elinden oyuncağını alarak engellemiş olabilirsiniz” diyor.

SATIN ALIRKEN İKİ KERE DÜŞÜNÜN
Çocuklar için onların hoşuna giden her şey oyuncak olabilir. İlla para ile satın alınmış veya pahalı olmasına gerek yok. Oyuncak seçerken dikkat etmeniz gereken nokta; öncelikle yaşına, zekasına ve fiziksel yeteneklerine uygun olması… Çocuğunuzun zekasını ve yeteneklerini geliştirebilecek tarzda olmalı. Onu şiddete, yalancılığa, cinsiyetçiliğe yönlendirmemeli.

OYUNCAK OLMAYAN OYUNCAKLAR
Demirci, “Aileler çocuklarını susturmak, yaramazlık yapmalarını, soru sormalarını yani kendilerini rahatsız etmelerini engellemek adına çocuklarının eline cep telefonu veya tablet verebiliyor. Evet, bunlar çocukları susturmada veya yaramazlık yapmalarını engellemede etkili oluyor fakat çocuğun hayatından çaldıkları çok daha fazla. Bir kere bir insanın en büyük özelliklerinden biri sosyal bir varlık olması, çevresindeki dünya ile iletişim kurabilmesidir. Çocuğunuzun eline verdiğiniz bu tür oyuncak olmayan oyuncaklar ile onu insan yapan en büyük özelliği elinden almış oluyorsunuz. Okul hayatında ve yetişkin hayatında asosyal, iletişim kuramayan, bütün dünyasını küçücük bir tablete veya cep telefonuna sığdıran bir insan yaratmış oluyorsunuz” diyor.

PATRON KİM?
Oyun oynarken, oyunu siz yarattıysanız kuralları çocuğunuzla birlikte belirleyebilirsiniz. Oyun öğretici amacının dışında aynı zamanda eğlence içindir. Tüm yönetimi ebeveyn ele alırsa, bu oyun çocuk için sıkıcı bir hal alabiliyor. Mümkün olduğunca oyunları çocuğunuzun yönetmesine izin vermelisiniz. Örneğin, sıra ile oynanan bir oyunda çocuğunuza ‘Sıra kimde?’ diye sorarak bile onun oyundaki rolünü benimsemesine yardım etmiş olursunuz.

DIŞARIDA OYNAMA VAKTİ!
“Lütfen artık çocuklarınızı eğlendirmek adına AVM’lere gitmekten vazgeçin” diyen Demirci, güzel havanın çocuk için dışarıda arkadaşları ile oyunlar oynamak anlamına geldiğini söylüyor. Kimi çocuk için bu oyun basketbol, futbol maçı olabilir, kimi çocuk için ise yakan top… Bu oyunları oynayamayan daha küçük yaştaki çocuklar için ise aileleri ile gittikleri gezilerde, pikniklerde veya oyun parklarındaki aktiviteler eğlenceli birer oyuna dönüşebilir. Demirci, “Bu konuda hem eğitici hem de eğlenceli olabilecek, aile ile oynanabilecek iyi bir oyun tavsiyem var: Uçurtma yapıp uçurmak. Bunun yanında istop, dart atmak, yüzmek, bisiklete binmek gibi daha yüzlercesini çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz eğlenceli oyun ve etkinlikler bulabilirsiniz” diyor.

OYNAMANIN DA PÜF NOKTALARI VAR
• Çocuğunuzla oynadığınız oyunların amaçları ve kuralları olmalı. Doğru bir gelişim için çocuk bu kuralları önceden bilmeli ve uymaya çalışması için yönlendirilmeli.
• Özellikle çalışan ebeveynler için çocukla oyun saati belirlenmeli ve belirlenen saatlerde ebeveynler oyun sözünde durmalı. Bir başka deyişle ebeveynler tutamayacağı sözler vermemeli.
• Oyunun oynanacağı yer doğru seçilmiş bir yer olmalı, tehlike unsurları içeren bir yerde oyun oynanmamalı.
• Seçilecek oyun çocuğunuz için eğlenceli olmalı. Siz oyundan sıkılsanız bile bunu çocuğunuza belli etmemelisiniz. Çünkü o yaştaki bir çocuk sizin oyundan değil, kendisinden sıkıldığınızı düşünebilir.
• Seçilecek oyun çocuk için ne çok zor ne de çok kolay olmalı. Oyunun hızı çocuğunuzun kapasitesine göre ayarlanmalı. Aksi halde çocuğunuz kendisini yetersiz ve beceriksiz hissedebilir.
• Oyunda kimsenin hile yapmasına izin verilmemeli. Şaka amaçlı, komik olsun diye hile yapmanız bile çocuğunuz tarafından ciddiye alınabilir ve hile yapma hakkını kendisinde görebilir.
• Aileler çocukları üzülmesin diye genellikle çocuklarının oyunları kazanmalarına izin verir. Fakat çocuk kazanmayı bildiği gibi kaybetmeyi de öğrenmelidir.
• Oyun seçiminde çocuğunuzun fikrini mutlaka almalısınız.
• Çocuğunuzun oyunda yaptığı hataları aileleri düzeltmeye çalışmamalı. Hatayı çocuğun düzeltmesine izin vermelisiniz.

YAŞA GÖRE OYUN SEÇİMİ
0-2 yaş: Bu dönemlerde çocuk çevresindeki eşyaların farkına varmaya başladığı için bulduğu her nesne ile oynamaya çalışır. Bu dönem aslında çocuğun kendi kendine oyun oynama dönemidir. Çocuk anlamsız sesler çıkararak, eline aldığı nesneleri ağzına götürerek onlarla iletişim kurmaya ve tanımaya çalışır. Bu dönemdeki çocuklar çevresindeki insanlara pek ilgi göstermezler, tamamen kendi kendilerine oyun oynarlar.

2-12 yaş: İki yaşından itibaren çocuk, çevresindeki insanları fark etmeye ve onları taklit etmeye başlar. Özellikle ailesindeki diğer üyelerin davranışlarını izler ve aynısını yapmaya çalışır. Örneğin; günlük sakal tıraşı olan babasını izleyerek kendisi de sanki tıraş oluyormuş gibi hareketler yapmaya başlayabilir. Makyaj yapan annesini izleyerek kendisi de makyaj yapıyormuş gibi davranabilir. Bunların hepsi çocuğunuz  için birer oyundur. Bu nedenle bu dönemde özellikle ailelerin davranışlarına dikkat etmeleri gerekir çünkü çocuk her davranışı taklit etme eğilimindedir ki buna kötü davranışlar da dahildir. Okul dönemine yaklaşan çocuk, okula başladığında ailesinden öğrendiği iyi veya kötü davranışları okulda da sergileme tutumu içine girecektir. Okul dönemi ile birlikte artık arkadaş çevresi edinmeye başlayan çocuğunuzun oyun dünyası okulda arkadaşları ile oynanan oyunlar ile genişleyecektir. Sekiz yaşından itibaren oynadığı oyunlar artık daha gerçekçi bir hal almaya başlar, oyunların kuralları olacak ve oyunların sonucunda galibiyet, mağlubiyet gibi kavramlar önem kazanacaktır.

12 yaş üzeri: Oyunlar iyice gerçekçilik kazanır. Bu dönemde çocuğunuz oyunlardaki beceri ve yeteneklerini sergileyebilir. Bu dönemin oyunlarının özelliği, oyunların kesin kurallarının olmasıdır. Daha fazla gol atan kazanır, sessiz sinema oynarken konuşan cezalandırılır gibi…

‘NE OYNASAK’ DİYENLERE

Sıcak-soğuk
Yaş grubu: 4 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: Saklamak için küçük bir nesne ve bu nesneyi bulmak üzere ebe olacak bir kişi seçilir. Nesne evde/okulda bir yere saklanır fakat bu yeri ebe olan kişi bilmez. Ebeye bu nesneyi bulma görevi verilir. Ebe, nesneyi aramaya başlar. Bu sırada diğer kişiler ebe nesneye yaklaştıkça ‘sıcak’, uzaklaştıkça ‘soğuk’ demeye başlarlar. Bu komutlar eşliğinde ebe olan kişi nesneyi bulmaya çalışır. Bu oyun sayesinde çocuk ister ebe ister komut veren kişi olsun; mesafe algısı, dikkatini verme, komutları değerlendirebilme yeteneğini geliştirebilecektir.

Hikaye kurgulama
Yaş grubu: 5 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: Bu oyunda yetişkin kişi bir hikaye kurgulayacağını söyler. Çocuğa, “Bu hikayenin kahramanı kim olsun?”, “Hikaye nerede geçsin?”, “Hangi mevsim olsun?” gibi sorular sorularak hikayeye başlanır. Çocuğun seçtiği şekilde hikayeyi anlatmaya başlayan yetişkin kişi, ara ara çocuğa hikaye ile ilgili sorular sorar. Çocuğun verdiği cevaplara göre hikayeyi şekillendirir. Böylece çocuk kendisine bir hikaye yaratmış olur. Bu oyun, çocuğun hayal gücünü ve dikkatini geliştirmektedir.

Yürüyüş taklidi
Yaş grubu: 4 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: Taklit edilecek bir canlı veya hayali kahraman belirlenir. Sonra çocuktan, belirlenen kahramanın yürüyüş taklidini yapması istenir. Örneğin belirlenen kahraman bir kaplumbağa ise çocuk kaplumbağa gibi yürümelidir. Belirlenen kahraman bir robotsa robot gibi yürümesi istenir. Bu oyun çocuğa gözlem yeteneği ve hayvanlar alemi gibi genel kültürel konular hakkında temel bilgiler edinme yeteneği kazandırır.

Deve-cüce
Yaş grubu: 4 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: ‘Deve’ denilince çocuklar ayağa kalkar, ‘cüce’ denilince çömelirler. Giderek komutlar hızlanır. Komutu yanlış yapan çocuk oyun dışı kalır. Bu oyun çocuğun hızlı komut algılama, komutla hareketlerini uyumlaştırma yeteneklerini geliştirir.

Sesli harf oyunu
Yaş grubu: 8 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: Bu oyunda seçilen kelimelerin sesli harfleri değiştirilerek söylenmeye çalışılır. Örneğin; haftanın günlerinin tüm sesli harfleri ‘a’ ile söylenmeye çalışılır. ‘Pazartasa, sala, çarşamba, parşamba’ gibi kelimeler ortaya çıkar. Veya memeli hayvanların isimlerinin tüm sesli harfleri ‘e’ ile söylenmeye çalışılır. ‘Yerese, belene, ensen’ gibi kelimeler ortaya çıkar. Bu oyun çocuğunuzun hızlı düşünme becerilerini geliştirdiği gibi öğrenmeyi de eğlenceli bir hale getirir.

Bom-fiz
Yaş grubu: 10 yaş ve üzeri
Nasıl oynanır: Bu oyunda rakamlar kullanılır. Oyuncular yan yana veya halka şeklinde dizilir. Oyun ‘1’ rakamı ile başlar ve sıra ile her oyuncu sırası geldikçe rakamı artırır. 1-2-3-4 şeklinde gider. ‘5’ rakamına denk  gelen oyuncu rakamı söylemek yerine ‘Bom’ der. Sonra sıra ile 6-7 diye giderken bu kez ‘8’ rakamına denk gelen oyuncu rakamın yerine ‘Fiz’ der. Oyun 5 ve 8 in katlarına denk gelen oyuncuların ‘Bom-Fiz’ demesi ile devam eder. Örneğin 5’in katları olan 5-10-15-20 gibi rakamlara denk gelen oyuncu ‘Bom’ der. 8’in katları olan 8-16-24-32 gibi rakamlara denk gelen oyuncu ‘Fiz’ der. Bom veya Fiz yerine unutarak rakamı söyleyen oyuncu, oyun dışı kalır. Her oyun için farklı rakamlar veya farklı işlemler belirleyebilirsiniz. Bu oyun ile çocuğunuzun dikkat ve dört işlem becerilerini geliştirebilirsiniz.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz